ali erkurt'un kişisel oyun alanı.
günlük
- adirondack woodcraft kampı
- vizeyi aldım, abd yolcusuyum!
- adventure 2008 bitti! (bir süreliğine)
- toplumsal cinsiyet ve medya atölyesi başlıyor!
- Mamak marka oluyor :)
- google’da üst, ilk sıralarda çıkmak
- attan düştüm böceğe bindim!
- bir şizofren tanıdım bugün…
- alierkurt@facebook
- dağıstanlı tatar ali
sevgili günlük! vizeden sonra bugün de işe yerleştirildim. gideceğim yer new york, utica’da adirondack park! new york merkeze (ehehe) 60 mil mesafede. kamptan fotoğraflar için şu tarafa doğru ilerleyelim!
sevgili günlük! bugün abd vizemi aldım. 20 haziran’da abd yolcusuyum! tüm sevenler için zeki müren’den geliyor: şimdi uzaklardasın.
sevgili günlük! adventure 2008 başvurusu bizim için bitmiş bulunuyor. rit rat rut adıyla katıldığımız adventure’da finalist olup olmadığımız cuma günü açıklanacak! olmuşsak da günlük size söyler :).
28 ocak - 1 şubat tarihleri arasında ilef’teyiz! türkiye’nin pek çok üniversitesinden katılacak öğrencilerle birlikte sürecek 5 günlük etkinlik çerçevesinde katılımcılardan toplumsal cinsiyetle ilgili iş üretmeleri istenecek. biz de ev sahibi olduğumuz için katılımcılara maddi, manevi destekte bulunacağız :).
Her şey bakkaldaki dayının elime tutuşturduğu o takvimle başladı… Evet, Mamak marka oluyordu! Üstelik takvime de güzel güzel yazılmıştı. “Kentsel dönüşüm projesi” adı altında Mamak bir değişime giriyordu. Evet, Mamak artık eski Mamak değildi! Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı…
google’da ve diğer arama motorlarında üst ya da ilk sırada çıkmak isteyenler!
şuradaki yönergeleri iyice okuyun. faydasını göreceksiniz.
sevgili günlük!
çok dertliyim… sorma! ne olduysa (29 aralık 2007) akşam saat 6′ya doğru oldu! attan düştüm günlük! bilgisayarımda lost’un 4. sezonuyla ilgili yazıyı yazıyordum ki bir anda fare imlecinde oluşan o siyah çizgilerden yaklaşık 27 saniye sonra “çat!” efektiyle birlikte ekranda görüntü gitti, kasa havada -askıda- kaldı!
dikkat! yaşanmış bir olaydan bire bir, diyaloglar abartılmadan, değiştirilmeden, aynen aktarılmıştır!
27 aralık 2007… yılın son günleri… saat 18:15 sıraları. tıklım tıklım kafe alanında, oturacak yer ararken göz göze geldi onunla. “buyurun oturun” dedi ramazan’a. ramazan da “bir de arkadaşım var, müsaade ederseniz onu da çağırayım” dedi. “olur tabi, hay hay” diyerek kabul etti. daha sonra yanlarına gittim. ramazan yiyecek bir şeyler almaya gitti. ben de onunla baş başa kaldım.
evet, facebook’tayım! arama kısmına “ali erkurt” diye girdiğiniz vakit beni bulabiliyorsunuz. ilginize teşekkür ederim.
Dostoyevski, “Ölüler Evinden Anılar” adlı kitabında koğuş arkadaşı olan Dağıstanlı Tatar Ali’den bahsediyor. Ali -nedense- ilgimi çekti ve onun hakkında yazdıklarından bir bölüm aktarıyorum.
devamını okuyayım! »

